27 Ağustos 2013 Salı

Kendimi Soyutlamışken...

Son aylarda hayatıma bir kadın girdi.Öncesinde hatırı sayılır bir geçmişimiz olmasa dahi bütün sıcaklığıyla,bütün samimiyetiyle beni düşünceleri ile sımsıkı kucakladı.Başlarda biraz şaşırmadım değil ama nereden bilebilirdim ki düşüncelerimizde aynı dili konuştuğumuzu…

O denli derin  duygulara sahipti ki son zamanlarda hayatımda olan bütün kadınlardan bir kenara ayrıldı ve ben başlarda bu duyguların derinliğinde boğulmaktan korkmuştum.Aslında farklı cins olmamız dışında hemen hemen aynıydık.Aynı şekilde hayatın insanları hırpalayabileceği bütün aşamalardan geçmiştik.Aradığımız ve olmasını istediğimiz olgu,sevginin ve aşkın hâlâ var olduğunu kanıtlamaktı.Açıkçası O’na  neden “BİZ”olmuyoruz diye soramadım çünkü uzun süredir nihayet aynı dili konuştuğum birinden olmak istemedim.Eksikliğini mutlaka hissederim diye düşündüm.Anın büyüsünü bozmak istemedim.Beni çıkarcı,alçak,fırsat kollayan biri olarak görmesini istemedim.Zaten “O”nu birazcık tanıdıysam böyle bir teklifi dahi alçakgönüllülükle,kibarca geri çevireceğinden emindim fakat eğer “O”nun kafasında bana dair,çevresindeki “O”na önceden zarar veren,üzen diğer insanlar gibi bir intiba yaratacak olursam bu beni kahredecekti ve çok üzülecektim.Kısacası söylemeye cesaret edemedim.Öğrendiğinde kızmaması tek temennim.Yalnız biliyorum ki bu tür olgular yap-boz tahtası değil ve kezâ olurda bende diğerleri gibi çıkarsam bunun altından nasıl kalkacağımı tahmin bile edemiyorum ve bu noktada işler kördüğüm oluyor.Karmaşıklığa yeni boyut getiren kendime ve hayatıma gerçekten renk katan kadına saygılarımla!!!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder